İçeriğe geç
Zonguldak Medya
Para ve Tasarruf

Küçük Bütçeyle Evin Görünümünü Yenilemenin Yolları

Bir evin havasını değiştiren şey pahalı eşyalar değil, doğru kararlar. Neredeyse hiç harcamadan mekânı tazelemenin pratik yolları.

Nisanur Ertem 4 dk okuma

Bir evin görünümünü değiştirmek için mutlaka büyük bir bütçe gerektiği fikri, aslında vitrinlerin bize öğrettiği bir alışkanlık. Oysa bir mekânın havasını belirleyen şey çoğu zaman pahalı parçalar değil, o parçaların birbiriyle kurduğu ilişki. Aynı eşyalarla, aynı metrekarede, yalnızca birkaç düzenleme kararıyla tamamen başka bir izlenim yaratmak mümkün. Bunun için önce şu soruyu sormak gerekiyor: Bu ev bana neden yorgun görünüyor?

Cevap genellikle üç yerden geliyor. Fazlalık, yorgunluk ve tutarsızlık. Fazlalık, göze aynı anda çok fazla şey sunulması. Yorgunluk, yıllardır aynı yerde duran ve artık görünmez hale gelmiş yüzeyler. Tutarsızlık ise farklı dönemlerde, farklı ruh hallerinde alınmış parçaların bir arada hiçbir cümle kurmaması. İyi haber şu ki bu üç sorunun da çözümü para değil, karar.

Önce çıkarmak, sonra eklemek

Görünüm yenilemenin en ucuz adımı, hiçbir şey satın almadan atılıyor. Bir odaya girin ve orada bulunan taşınabilir her nesneyi zihninizde ikiye ayırın: gerçekten kullandıklarınız ve orada olduğu için orada duranlar. İkinci gruptaki nesnelerin yarısını bir kutuya koyup başka bir odaya taşıyın. İki hafta boyunca hiçbirini aramadıysanız, o oda o nesneler olmadan daha iyi.

Bu işlem tuhaf bir şekilde odayı büyütür. Çünkü boşluk da bir tasarım malzemesi. Yüzeylerin bir kısmının boş kalması, geri kalan nesnelerin görülmesini sağlar. On çerçevenin asılı olduğu bir duvarda hiçbir çerçeve görülmez; üç çerçevenin asılı olduğu duvarda üçü de görülür. Aynı mantık raflar, sehpalar ve tezgâh üstleri için de geçerli.

Tekstil, en ucuz makyaj

Bir odanın karakterini en hızlı değiştiren şey kumaş. Kırlent kılıfı, masa örtüsü, yatak örtüsü, koltuk şalı gibi parçalar hem görece ucuz hem de tamamen geri alınabilir kararlar. Burada tek kural, aynı anda çok fazla desen kullanmamak. Bir odada bir tane baskın desen yeter; diğer parçalar o desenin içindeki renklerden birini sade biçimde tekrar etsin.

Eski bir koltuğun rengi artık sıkıcı geliyorsa, onu değiştirmek yerine üzerine atılan büyük bir örtüyle karakterini değiştirmek çoğu zaman yeterli oluyor. Aynı şekilde yıpranmış bir masa yüzeyi, doğru bir örtü ya da doğru bir tepsiyle bambaşka görünebilir. Bu çözümler geçici gibi dursa da, aylarca sürdüğü sürece geçici değil pratiktir.

Yerleşimi değiştirmenin bedeli sıfır

Hiç para harcamadan yapılabilecek en radikal müdahale, eşyaların yerini değiştirmek. Bir sehpayı başka odaya taşımak, iki sandalyeyi yer değiştirmek, rafta duran nesneleri farklı gruplarla yeniden dizmek — bunların hiçbiri bütçe gerektirmiyor ama hepsi göze yeni bir sahne sunuyor. Özellikle yıllardır aynı köşede duran bir parçayı başka bir odaya taşımak, o parçayı yeniden fark edilir hale getiriyor.

Nesneleri gruplamak da işe yarıyor. Dağınık şekilde ortalıkta duran küçük objeleri bir tepsi ya da bir sepet içinde toplamak, aynı nesne sayısıyla çok daha derli toplu bir görüntü veriyor. Göz, sınırı belli olan bir alanı tek bir nesne gibi okuyor.

Küçük harcamayı nereye yapmalı

Bütçe tamamen sıfır değilse, parayı nereye koyduğunuz sonucu belirliyor. Genel kural şu: Her gün dokunduğunuz ve her gün gördüğünüz şeylere harcayın. Kapı kolları, priz kapakları, dolap kulpları, musluk başlıkları gibi küçük donanımlar hem ucuz hem de mekânın algılanan kalitesini şaşırtıcı ölçüde yukarı çekiyor. On yıllık bir mutfağın kulplarını değiştirmek, tüm dolapları boyamaktan çok daha az iş ve çok daha görünür bir fark.

İkinci sırada, çok kullanılan bir tek parçayı iyileştirmek geliyor. Her akşam oturduğunuz koltuğun yastığı, her sabah kullandığınız havlu, her yemekte kullandığınız tabak takımı. Bu tür parçalar hem sık temas ettiğiniz hem de mekânın genel izlenimini taşıyan nesneler.

Yenilemeyi bir seferde bitirmeyin

En yaygın hata, evi bir hafta sonunda baştan aşağı değiştirmeye çalışmak. Bu hem yorucu hem de pahalı, üstelik sonucu genellikle tutarsız oluyor. Bunun yerine ayda bir odayı ele almak, o odada üç küçük karar vermek ve sonucu bir süre yaşamak çok daha sağlıklı. Böylece hangi değişikliğin gerçekten işe yaradığını görme şansınız oluyor.

Görünüm yenilemenin amacı, evi bir kataloğa benzetmek değil. Amaç, sabah kalktığınızda gözünüzün takıldığı şeyin sizi yormaması. Bu da çoğu zaman satın alınan bir eşyayla değil, verilmiş birkaç sade kararla oluyor.

Paylaş Facebook X WhatsApp

Para ve Tasarruf